Tskaltubo, Gürcistan: terk edilmiş sanatoryumlar, radon banyoları ve Sovyet tarihi
Tskaltubo, Batı Gürcistan'da bir kaplıca merkezi: radon kaynakları, terk edilmiş Sovyet sanatoryumları, 20 km ötede Prometheus Mağarası. Nasıl gidilir, neler görülür, sanatoryumlarda nasıl davranılır ve araba neden gerekiyor.


Tskaltubo, Batı Gürcistan'da, Kutaisi'den 9 km ötede bir kaplıca merkezi. Buraya iki şey için geliniyor: radon banyoları ve kaplıca parkının çevresinde duran, Stalin dönemine ait terk edilmiş sanatoryumlar.
Üçüncü sebep hemen yanı başında. Prometheus Mağarası, İmereti kanyonları, Kutaisi manastırları, hepsi bir saatlik sürüş mesafesinde.
Kısa tarihçe: antik çağdan Sovyet şifa merkezine
Tskaltubo'nun şifalı kaynakları çok eski çağlardan beri biliniyor, ilk kayıtlar VII. yüzyıla tarihleniyor. XII–XIII. yüzyıllarda şehrin Gürcü vakanüvisleri arasında şifa yeri olarak zaten bir ünü vardı. Buradaki maden sularının ciddi biçimde incelenmesi ise ancak XIX. yüzyılda başladı.
Tskaltubo'nun kaderindeki dönüm noktası, Sovyet yönetiminin merkezle yakından ilgilendiği 1920–30'lu yıllarda geldi. Belirleyici rolü bizzat İosif Stalin oynadı: Kremlin doktorları sırt ve bacak tedavisi için ona radon banyoları yazdı, geldi ve sonuç onu etkiledi. Bundan sonra şehir Sovyetler Birliği'nin başlıca şifa merkezine dönüşmeye başladı.
1951'de kapsamlı bir imar planı hazırlandı: Tskaltubo kaplıca, sağlık ve konut bölgeleri olarak net biçimde ayrıldı. 1950–70'li yıllarda burada 22 sanatoryum ve maden suyu kaynaklı 9 hamam çalışıyordu. Popülerliğin zirvesinde şehre her gün Moskova'dan dört tren geliyordu, özellikle tatilciler için doğrudan seferler. Stalin için kişisel bir hamam, ünlü 6 No'lu Hamam yapıldı.
1991'de SSCB'nin dağılmasından sonra merkez neredeyse anında boşaldı. Sanatoryumlar kapandı, bazılarına Abhazya'dan gelen mülteciler sığındı. Devasa Sovyet sarayları yavaş yavaş harap oldu ve ormanla kaplandı. Bugün Tskaltubo'ya dünyanın dört bir yanından binlerce turist tam da bu “terk edilmiş binalar” için geliyor.
Su ve tedavi
Tskaltubo'nun asıl değeri su. Buradaki kaynaklar ender bir tipe giriyor: hafif radonlu, klorür sülfatlı, sodyum magnezyum kalsiyumlu termal sular. Kaynaktan çıkış sıcaklığı 33–35 °C civarında, neredeyse vücut sıcaklığı kadar, bu yüzden banyolar vücuda zor gelmiyor.
Tskaltubo'nun radon banyoları öncelikle eklem, omurga ve kas iskelet sistemi rahatsızlıklarında öneriliyor. Stalin buraya tam bunun için geliyordu ve yüz binlerce insan bugün hâlâ aynı sebeple geliyor. Bunun dışında sular kalp damar, sinir ve solunum sistemlerine iyi geliyor. Tedavi kürü genellikle her biri 10–15 dakikalık 10–15 seanstan oluşuyor.
Faal olan başlıca tedavi merkezi, 6 No'lu kaynaktaki Kaplıca Kompleksi; Stalin'in banyo yaptığı o tarihî yapı. Burada bireysel kabinler, radon suyuyla dolu ortak havuzlar, fizyoterapi ve masaj odaları çalışıyor. Bunun dışında 2 No'lu kaynak da faal.
Bir günlüğüne gelip seansı sadece denemek istiyorsanız sabah erkenden gelin ve doğrudan resepsiyona gidin: komplekste program kür yaptıranlara göre kuruluyor, tek seferlik ziyaretler ise boş aralıklara yerleştiriliyor. İlk banyodan önce doktor muayenesi gerekip gerekmediğini sorun; izlenecek adımlar bireysel kabine mi yoksa ortak havuza mı gideceğinize göre değişiyor. Yanınıza mayo, terlik, havlu ve çarşaf almakta fayda var; banyodan sonraki bir saate de plan yapmamak daha iyi: radon sonrası çoğu kişi belirgin biçimde gevşiyor, o hâldeyken direksiyona geçmek istemiyorsunuz.
Ben burada tam kür için kalmadım, İmereti gezileri arasında tek bir seans için geldim. Bir seferde tam bir tedavi etkisi beklememek gerekiyor, bu daha çok yerle tanışmak oluyor.
Önemli: radon banyolarının kontrendikasyonları var. Onkolojik hastalıklarda, iltihabın akut evrelerinde ve başka bazı durumlarda alınamıyor. Seanslardan önce mutlaka doktorunuza danışın.
Sanatoryumlar
Merkezî kaplıca parkının çevresinde Stalin ampir döneminden onlarca sanatoryum duruyor. Çoğu terk edilmiş: sütunlar, kabartma süslemeler, mermer merdivenler, içinden ağaçların bittiği devasa salonlar. En tanınan binalardan biri, yarım daire cephesi ve ana merdivenin önündeki fıskiyesiyle Meşahte sanatoryumu.
Kendi başınıza gezebileceğiniz en bilinen yapılar:
“Medea” sanatoryumu (Tsentrosoyuz sanatoryumu olarak da bilinir, 1962'de SSCB Gıda Sanayii Bakanlığı çalışanları için yapılmış). En kolay girilenlerden biri: çit ve güvenlik yok, rahatça girip katları dolaşabiliyorsunuz.
“Metallurg” sanatoryumu. Etrafında bir zamanlar bakımlı bir park varmış, şimdi sık bir orman. Kapıları güzel, bina kısmen meskûn, burada Abhazya'dan gelen mülteciler yaşıyor.
“Şahter” sanatoryumu ve “İmereti”. Anıtsal binalar, her birine en az bir saat gidiyor.
6 No'lu Hamam (“Stalin Hamamı”). Kendi tarihi olan, ayrı duran bir bina.
İlk kez “Medea”ya girdiğimde iki dakika kadar lobide öylece durdum: insanı çarpan yıkım değil, ölçek ve üst katlarda bir yerde suyun damladığının duyulduğu sessizlik, bir de doğrudan zeminden geçip büyüyen ağaçlar.

Terk edilmiş binalarda nasıl gezilir
Ayakkabı kapalı ve sağlam tabanlı olmalı. Ayağınızın altında kırık fayans, cam, demir parçaları var, yer yer zemin yerine molozla örtülmüş delikler çıkıyor. Merdivenlerde çoğu zaman korkuluk hiç yok, mermer sahanlıkların alt basamakları ufalanmış olabiliyor. Bodrumlara ve karanlık merdiven boşluklarına tek başına inmemek daha iyi, telefondaki el feneri burada lüks değil. Balkonlara, korkuluklara ve çatılara çıkmayın: beton otuz yılı aşkın süredir tamir görmedi ve durumu dış görünüşünden anlaşılmıyor.
İkinci nokta güvenlik önlemlerinden daha önemli. Binaların bir kısmı meskûn: içlerinde Abhazya'dan gelen mülteci aileler yaşıyor ve onlar için burası bir “lokasyon” değil, kimi zaman otuz yıldır ev. Meskûn kanadın işaretleri hemen görünüyor: perdeler, balkonda çamaşır, sebze bahçesi, avluda çocuk oyuncakları, kilitli kapı. Böyle koridorlara girilmiyor. İnsanlar ve kapıları izinsiz fotoğraflanmıyor, avluda selam veriliyor, gürültülü kalabalıklardan ve insanların oturduğu pencerelerin üzerinde dron çekiminden kaçınmak daha iyi. Bazen girişte bir bekçi oturuyor ve geçiş için sembolik bir ücret istiyor; bu normal bir uygulama, tartışmaya değmez.
Tskaltubo hakkındaki yaygın bir yanılgı: şehrin tamamen terk edildiği sanılıyor. Öyle değil. Harabelerin yanı sıra burada restore edilmiş Tskaltubo Spa Resort, yeni oteller, restoranlar ve kafeler çalışıyor. Şehir kendi geçmişiyle komşu olarak yaşıyor.
Kaplıca parkı
Park bütün planlamanın merkezi. Yollar ondan ışınsal biçimde dağılıyor, sanatoryumlar daire üzerinde duruyor; bu yüzden onları yürüyerek, binalar arasında parka dönerek gezmek kolay. İçeride manolyalar, yaşlı çınarlar, kaynakların üzerindeki pavyonlar, banklar ve temmuzda başka hiçbir yerde bulunmayan bir gölge var. Yerliler de burada dolaşıyor ve akşamları park tam da tasarlandığı gibi görünüyor: sıradan bir kaplıca hayatı, sadece etrafta saray harabeleri var.
Ben genelde arabayı parkın kenarında bırakıp devamını yürüyorum. Böylesi daha kolay: ayrı sanatoryumlar arasında araba kullanmak anlamsız, üstelik navigasyon Tskaltubo'da şaşırıyor. Binaların bir kısmı Gürcüce adlarla işaretli, noktaların bir kısmı girişin olduğu yerde değil. Rotayı parka kadar kurmak ve gerisini yerinde çözmek daha güvenilir. Park yeri serbest, parkın çevresindeki geniş sokaklarda neredeyse her zaman yer bulunuyor.

Yakında neler görülür
Tskaltubo, Batı Gürcistan gezileri için üs olarak elverişli. 9 km ötede Gelati ve Motsameta manastırlarıyla Kolhis'in antik başkenti Kutaisi var. 30–40 km yarıçapında dünya ölçeğinde birkaç doğal yer bir arada bulunuyor.
Prometheus Mağarası, Tskaltubo'dan kabaca 20–25 km ötede. Yeraltı gölü ve tekne rotalarıyla Gürcistan'ın en büyük mağaralarından biri. Efsaneye göre titan Prometheus tam burada kayaya zincirlenmiş.
Martvili Kanyonu, turkuaz renkli nehriyle manzaralı bir kanyon. Kayaların tam arasında tekneyle gezdiriyorlar.
Okatse Kanyonu, boğazın üzerindeki asma patika.
Sataplia koruma alanı, dinozor izleri ve bir mağara daha.
Beyaz Mağara, Tskaltubo merkezinin sadece 2 km doğusunda.
Bütün bu yerlerin ortak bir özelliği var: kendi aracınız olmadan oraya ulaşmak zahmetli. Bölgedeki doğal noktaların çoğuna toplu taşıma gitmiyor, Kutaisi'den ya da Tskaltubo'dan her yere gidip dönen taksi ise hızla kayda değer bir tutara ulaşıyor, özellikle bir günde birkaç yeri dolaşmayı planlıyorsanız.
Nasıl gidilir
Tskaltubo, Tiflis'ten 230–245 km, Kutaisi'den ise kabaca 9–10 km uzakta. Tiflis'ten arabayla yol 2,5–3 saat sürüyor. Kaplama iyi, serpantin az, acemi bir sürücü bile üstesinden geliyor.
Tiflis'ten toplu taşımayla güzergâh şöyle: Didube otogarından Kutaisi'ye minibüs, sonra Tskaltubo'ya 34 numaralı otobüs ya da 30 numaralı minibüs; bunlar 20–30 dakikada bir kalkıyor. Kutaisi'den Tskaltubo'ya taksiyle de gidilebiliyor, mesafe 10 km kadar.
Asıl zorluk bundan sonra başlıyor. Prometheus Mağarası'na, kanyonlara ve manastırlara toplu taşıma gitmiyor, dolayısıyla arabasız her çıkış için geriye sadece taksi kalıyor. Kendi arabanız bu meseleyi çözüyor: sabah Prometheus Mağarası, öğleden sonra Martvili Kanyonu, akşam Kutaisi'de bir yürüyüş; şoförlerle pazarlık ve yol kenarında bekleme olmadan.
Aracı Tiflis'te, Kutaisi'de ya da Kutaisi havalimanında mydrive.club üzerinden alabilirsiniz.
İmereti'deki yollar genel olarak iyi, arazi aracı gerekmiyor, sıradan bir sedan ya da crossover yetiyor. Tskaltubo'da park yeri serbest ve ücretsiz.
Pratik bilgiler
Nerede kalmalı. Tskaltubo'da tedavi programlı faal sanatoryumlar (Tskaltubo Spa Resort, S.M. Kirov sanatoryumu) ve sıradan oteller ile misafirhaneler var. Kutaisi'de konaklama seçeneği geniş, oraya 10 dakikalık yol.
Ne zaman gitmeli. En iyi zaman nisandan ekime kadar. İklim subtropik ve nemli, yaz ılık. Kışın merkez belirgin biçimde daha sakin ama çalışıyor.
Tskaltubo yerel tarih müzesi her gün 9.00 ile 18.00 arası açık, giriş 3 lari. Yanında yazar Otia İoseliani'nin ev müzesi var, şarap tadımı yapılıyor, giriş ücretsiz.
Stalin'in yazlığı da Tskaltubo'da bulunuyor ve ziyarete açık.
“Magnolia” kafesi, İtalyan mimar Carlo Moretti tarafından tasarlanmış ve 2019'da restore edilmiş, 1950'li yıllardan kalma tarihî bir bina.
Pazar şehrin merkezinde, birkaç gün kalacaksanız ucuz gıda için en iyi yer.
Ne kadar zaman ayırmalı
Tskaltubo'nun kendisi için bir gün yetiyor: park, iki üç sanatoryum, 6 No'lu Hamam ve gerekiyorsa 6 No'lu kaynaktaki komplekste seanslar. Her büyük sanatoryumu gezmek bir saat kadar sürüyor, dolayısıyla bir günde dörtten fazlasını dolaşmak zor.
Burada yarım gün ile tam gün farklı hissettiriyor. Yarım günde bir iki binaya ve parkta bir tura yetişiyorsunuz, ayrılırken de sadece bir resme bakmış olma duygusu kalıyor. Tam gün başka bir şey veriyor: sütunlardan sıkılmaya vakit buluyorsunuz, lobilerdeki mozaikler, fayanslı banyolar, kapılardaki oda numaraları gibi ayrıntıları fark etmeye başlıyorsunuz. Yazın günü ikiye bölmek daha iyi: sabah sanatoryumlar, sıcakta öğle yemeği ve mola, akşama doğru bir bina daha. Işık bu saatte daha yumuşak ve insan belirgin biçimde daha az.
Ben kendim Tskaltubo'ya neredeyse hiç bütün bir günü ayırmıyorum. Genelde sanatoryumlar ve parkla geçen yarım gün, üstüne Prometheus Mağarası oluyor; ya da sabah Tskaltubo, akşam da akşam yemeği yenecek yerlerin bulunduğu Kutaisi.
Çevreyi de eklemek isterseniz Tskaltubo'da ya da Kutaisi'de konaklamalı iki üç gün hesaplayın. Prometheus Mağarası ile Sataplia bir güne iyi oturuyor, Martvili ile Okatse bir başkasına. Radon banyosu kürü ayrı bir mesele, onun için 10–15 gün gerekiyor.














