Borjomi: maden suyu, boğaz ve millî park, arabayla gezi rehberi
Tiflis'e 160 km uzaklıkta Borjomi: Borjomi Boğazı'ndan nasıl gidilir, Merkez Park'ta neler tadılır, millî parka nasıl girilir ve bu gezi nelerle birleştirilir.


Borjomi hakkında genelde tam olarak tek bir şey biliniyor: yeşil şişe ve ya sevdiğiniz ya sevmediğiniz o tat. Buraya tam da su için gelmiştik, dönerken suyun buradaki programın en sıkıcı maddesi olduğu hissiyle ayrıldık. Kasaba Tiflis'in 160 km batısında, 850 metre kadar yükseklikte, yamaçların birbirine öyle yaklaştığı dar bir boğazda duruyor ki merkezde güneş geç çıkıp erken gidiyor. Yazın bu fiziksel olarak hissediliyor: Tiflis'te asfalt eriyor, buradaysa çamların altı serin, hava çam ve biraz da kükürt kokuyor.
Borjomi'nin “sadece suyu olan bir kaplıca”dan farkı, burada bir arada üç ayrı yer olması. XIX. yüzyıldan kalma, içme çeşmeleri ve kabuk atmış sanatoryumlarıyla bir kaplıca parkı var, neredeyse açık hava müzesi. Çarlık yazlığının bulunduğu Likani kasabası var. Ve bir de Borjomi-Haragauli Millî Parkı var, 85 bin hektar orman; şehirden oraya bir patika gidiyor ve isterseniz beş gün boyunca geri çıkmıyorsunuz. Arabayla bu üç katman tek bir rotaya diziliyor; arabasız seçim yapmak gerekiyor.
Tiflis'ten yol: 160 km, ilginç olanı son otuzu
Mesafe 160 km kadar, yolda trafiksiz 2–2,5 saat. Önce batıya doğru hızlı E60, Mtsheta'nın ve Gori'nin yanından, sonra Haşuri'de sapak ve devamında Kura boyunca Borjomi Boğazı'ndan.
İlk üçte iki sıradan bir karayolu: iki üç şerit, izin verilen 110 km/sa, hız kontrol kameraları düzenli aralıklarla duruyor ve Gürcistan'da düzgün çalışıyorlar. Sıkıcı ama hızlı. Haşuri ile Borjomi arasındaki bölüm ise bütün yolun en güzeli: yol daralıyor ve boğazın kenarında kıvrılıyor, solda orman duvarı, sağda aşağıda yeşil su. Burada her beş dakikada bir durma isteği doğuyor, bu da normal; yol kenarında yeterince cep var ama iki yönü de görebileceğiniz bir cep seçin: şerit iki tane ve yerliler hızlı gidiyor.
Yola çıkmadan bilinmesi gerekenler:
- Yakıt. Depoyu Tiflis'te, Gori'de ya da Haşuri'de doldurun. Boğazın içinde benzin istasyonu neredeyse yok, Borjomi'de de marka seçeneği karayolundakinden az. Gürcü yakıtıyla ilk kez tanışıyorsanız Gürcistan'da benzin istasyonları üzerine ayrı bir yazımız var.
- Trafik. Trafik ölçülü ama cuma akşamı Tiflis'ten batıya çıkış duruyor ve durup dururken bir bir buçuk saat kaybedebiliyorsunuz. Biz ya sabah 9'dan önce ya da öğleden sonra çıkıyoruz.
- Kış. Bu yolun geçtiği Kvişheti–Vale bölümü, kış lastiğinin zorunlu olduğu güzergâhlar listesinde. Burada geçit yok ama şart resmî olarak var ve karda yazlık lastikle boğazda gerçekten huzursuz oluyorsunuz.
- Araç sınıfı. Borjomi'ye ve Likani'ye kadar baştan sona asfalt, yıl boyu sıradan bir binek araba yetiyor. Yerden yükseklik yalnızca millî parkın uzak girişlerine toprak yoldan yaklaşmayı planlıyorsanız gerekiyor.
Tiflis'ten yola çıkıyorsanız Borjomi hem günübirlik bir kaçamak olarak hem de ülke turunun ilk gecelemesi olarak çok iyi işliyor.
Kutaisi'den ve Batum'dan
Kutaisi'den en yakını: 120–130 km, 1,5–2 saat. Yol Surami üzerinden gidiyor, yolda Surami Kalesi'ne sapabiliyorsunuz; zorunlu bir durak değil ama biraz yürüyüp açılmak iyi geliyor. Trafik az, kaplama düzgün.
Batum'dan 215 km kadar ve 3,5–4,5 saat, burada seçenek var:
- Kutaisi üzerinden, daha hızlı ve daha basit: doğuya E60, Zestafoni üzerinden Surami'ye, sonra Borjomi sapağı.
- Ahıska üzerinden, daha uzun ve daha serpantinli, Acara dağlarından, yer yer dar. Bu yola manzara için giriliyor, süre için değil; yağmurda ve siste keyfi azalıyor.
Batum'dan gidiş dönüş yapmak yerine Borjomi'yi doğuya giden yola katmak daha mantıklı: Batum → Kutaisi → Borjomi → Tiflis. Böyle bir geçişe rahat rahat 2–3 gün yetiyor ve Borjomi denizden sonra serin bir ara veriyor.
Merkez Park: içme çeşmeleri, suyun tadı ve şişe biçimli teleferik

Park merkeze iki adım mesafede başlıyor, girişte sembolik biletli bir gişe, kapının hemen ardında da içme çeşmelerinin bulunduğu pavyon var. İşte o meşhur kaynak burası: su yerin altından geliyor, ne kadar isterseniz doldurabiliyorsunuz.
Suyun şişedekine benzemediğine hazırlıklı olun. Su ılık, belirgin bir kükürt kokusu ve demirin metalik son tadıyla geliyor; çeşmeden akan şifalı maden suyu, şişede satılan ise sofra sürümü. Çoğu kişide ilk yudum bir yüz ifadesiyle bitiyor, ikincisi normal geçiyor, üçüncüsünde “ben bunu sevdim” oluyor. Kabınızı yanınızda getirin: plastik şişe girişte satılıyor ama kendi şişeniz daha rahat. Yedeğe doldurmanın anlamı yok, bu su yaklaşık bir gün yaşıyor, sonra gazı kaçıyor ve tadı iyice yavanlaşıyor.
Devamında park, dere boyunca uzanan uzun ve gölgeli bir yol: lunapark oyuncakları, çurçhela ve reçel satıcıları, eski pavyonlar. Acelesiz bir yürüyüş tek yön bir ila bir buçuk saat alıyor. Patika son büfede bitmiyor: ormanın yukarısına çıkıyor ve sonunda ılık kükürtlü suyla açık bir havuz bekliyor; girmek istiyorsanız mayo ve terlik alın, orada üstünüzü değiştirecek pek yer yok.
Yine parkın içinde, kabinleri “Borjomi” şişesine benzetilmiş bir teleferik var. Çocuklar buna bayılıyor, yetişkinler fotoğraf çekiyor. Tek yön bilet 15 lari, 6 yaşına kadar çocuklar ücretsiz; fiyatı yine de yerinde teyit edin. Yukarıda, 1.000 metre kadar yükseklikte, boğaza ve şelaleye bakan bir seyir terası var. Çıkış kısa ama yukarıdan görünen manzara şehrin coğrafyasını her haritadan daha iyi anlatıyor: sıradağların arasındaki bu yarığın ne kadar dar olduğu anlaşılıyor.

Likani: içeri almayan saray
Merkezden 2 km uzakta, Likani kasabasında, Romanovların eski yazlık ikametgâhı duruyor; parkla çevrili, XIX. yüzyıl sonundan kalma bir saray. Şimdi devlet konutu, içeri girilmiyor ve bu konuda hiç umut yok: koruma, çit, her şey ciddi. Yine de Likani'ye uğramaya değer, kasabanın kendisi, sessiz yolları ve saraya uzaktan bakmak için. Bir de yanında millî parkın ziyaretçi merkezi olduğu için; patika planlıyorsanız oraya nasılsa gitmeniz gerekiyor.
Borjomi-Haragauli Millî Parkı: gece kalmanın asıl sebebi
85.000 hektar orman, dağ ve alp çayırı, Avrupa'nın en büyük koruma alanlarından biri. Park 1995'te kurulmuş, 2007'den beri Avrupa PAN Parks ağında. İçeride çok farklı kalibrede 11 işaretli güzergâh var: birkaç saatlik yürüyüşlerden günlerce sürenlere kadar.
Planlama için işaret noktaları:
- Yarım gün ya da bir gün. “Gerçek” güzergâhların en kısası Likani'den çıkan 6 numara: 13 km, bir gün. Gücünüz ve vaktiniz daha azsa “ormana birkaç kilometre girip dönmek” de gayet işliyor, buradaki iğne yapraklı orman beşinci kilometrede de birincide de aynı derecede iyi.
- Günlerce sürenler. En uzun güzergâhlar 5–8 güne göre kurgulanmış, geçitlerden ve sığınaklardan geçiyor; havanın açık olduğu günlerde sırtlardan Elbruz görünüyor. Bu artık öğle sonrası yürüyüşü değil, teçhizatlı bir dağ yürüyüşü.
- Kayıt. Parka giriş ücretli, kayıt zorunlu ve Likani'nin yanındaki ziyaretçi merkezinde yapılıyor. Orada bu arada patikanın durumunu ve yukarıdaki havayı da anlatıyorlar, bu da her uygulamadan daha faydalı oluyor.
- Ne zaman gidilir. Haziran–eylül altın dönem: patikalar kuru, sığınaklar açık, yukarısı geceleri soğuk değil. Mayıs ve ekimde yükseklerde ıslak ve çamurlu olabiliyor, kışın üst güzergâhlar kapalı.
Millî parkta şebeke hızla ve uzun süre kayboluyor. Çevrimdışı haritalar ve telefondaki iz kaydı paranoya değil, norm; hava kararmadan arabaya dönmek de daha iyi, çünkü boğazda hava gün batımının gösterdiğinden önce kararıyor.
Sovyet mimarisi, mozaikler ve Mirza Rıza Han
Borjomi iki tarihî katmanı olan bir kaplıca ve ikisi de doğrudan sokakta görünüyor. Devrim öncesi katman oymalı ahşap balkonlar, pavyonlar, köşkler. Sovyet katmanı sanatoryumlar, duvarlardaki mozaikler, karakteristik tabelalar ve bir kısmı çoktan boşalmış bloklara çıkan merdivenler. Bu estetiği sevenler için şehir hazır bir rota: plansız dolaşıyor ve eski bir dinlenme tesisinin yan duvarında bir mozaik buluyorsunuz.
Merkez Park'ta ayrıca Mirza Rıza Han'ın Evi'ni bulmaya değer, 1892 tarihli Pers üslubunu taklit eden bir konak, şehrin en tanınan evi.
Nelerle birleştirilir: Bakuriani, Ahıska, Vardzia
Borjomi'nin elverişli yanı, çıkmaz bir noktada değil koca bir bölgenin girişinde durması.
- Bakuriani, 30 km serpantin, tek yön 40 dakika kadar. 1.700 metredeki kayak kasabası; yazın serin oluyor ve yürüyüş güzergâhları için bazı liftler çalışıyor. Yolda Timotesubani Manastırı'na sapabiliyorsunuz. Köprüsünü Eiffel'in bürosunun tasarladığı meşhur Borjomi–Bakuriani dar hat treni “Kukuşka”, yenileme çalışmaları yüzünden 2020'den beri çalışmıyor, şimdilik ona güvenmemek gerekiyor.
- Ahıska, Borjomi'den yol aynı boğaz boyunca güneye devam ediyor ve yüksek platoya çıkıyor. Orada Rabat Kalesi var, ayrıca burası gözlemeviyle Abastumani'nin kapısı (Ahıska'dan 28 km).
- Vardzia, Borjomi'den yaklaşık 100 km uzakta bir mağara şehir. Borjomi'yle aynı güne sığıyor ama gün yoğun geçiyor: erken çıkmak ve uzun molalar vermemek gerekiyor.
Yaz rotasını baştan sona kuruyorsanız bu noktalar genel mantığa iyi oturuyor; seçenekleri arabayla yaz rotaları rehberinde topladık.
Ne kadar süre ayırmalı
Yarım gün, amacınız Tiflis'ten kaçmak, çeşmeden su içmek, teleferiğe binmek ve dönmekse yetiyor. Daha dürüstü 1–2 gün.
- Birinci gün: öğle vakti varış, içme çeşmeleri ve teleferikle Merkez Park, patikada içerilere doğru yürüyüş, akşam şehirde yemek ve geceleme.
- İkinci gün: sabah Likani ve ziyaretçi merkezi, ardından ya millî parkta bir patika ya da Bakuriani'ye gidip dönmek.
Dağlarda gecelemeli ciddi bir trekking için 3–5 gün ve güzergâh tarifini önceden okumuş olmak gerekiyor.
Pratik ayrıntılar
- Navigasyon. Google Maps Borjomi'ye, Likani'ye ve Bakuriani'ye düzgün götürüyor. Millî park için çevrimdışı harita indirin: orada şebeke yok.
- Yollar. Karayolu ve şehir asfalt, kenar mahalleler ve patika yaklaşımları yer yer toprak ve çukurlu eski asfalt. Binek araba idare ediyor, sadece acele etmeyin.
- Park. Merkezde ücretli, Merkez Park girişinde hafta sonları sıkışık. Likani'de ve millî park girişlerinde ücretsiz ve boş.
- Yemek. Ana cadde boyunca ve park girişinde hinkali, ostri ve çorba yapan sıradan aile kafeleri var; akşam yemeği iddiasız ama doyurucu ve ucuz. Park girişinde çurçhela, reçel ve baharat satıyorlar, burası artık hediyelik kısmı.
- Sezon. Haziran–eylül trekking ve serinlik. Ekim boğazdaki ormanın rengi. Kış, Bakuriani'ye kaymaya gidiyorsanız ve Borjomi'yi durak olarak kullanıyorsanız.
- Ne alınmalı. Su için kendi şişeniz, rüzgârlık (boğazda ve teleferikte yukarıda hava şehirdekinden hissedilir biçimde daha serin), rahat ayakkabı ve nakit lari, küçük kafelerde ve otoparklarda kart her zaman geçmiyor.
Sonuç
Borjomi, şehrin kendi içinde arabasız kalınca neredeyse hiçbir şey kaybetmeyen ama çevresinde arabayla çok kazanan bir yer: Haşuri'den sonra boğazda durmak, Likani'ye uğramak, Bakuriani'ye çıkmak ve başka bir yoldan dönmek. Tiflis'ten tek yön 2,5 saat. Ve bu gezide anladığımız asıl şey şu: su buraya gelmek için bir bahane, insanları burada tutan şey ise orman, boğaz ve Gürcü şehirlerinde bulunmayan o sessizlik.














