Batum'da neler görülür: bulvar, eski şehir, çevre
Batum'un başlıca yerleri: bulvar, Piazza, Eski Şehir, Botanik Bahçesi. Nasıl gidilir, nereye park edilir ve şehir dışında neler görülmeye değer.

Batum'u üç katmana ayırmak rahat oluyor: sahil ve merkez yürüyerek, Botanik Bahçesi ile Gonio gibi çevre noktaları ulaşımla, Maçahela Kanyonu ya da Mahuntseti Şelalesi gibi dağ rotaları ise artık kiralık arabayla. İki üç gününüz varsa bu hem şehirde yürüyüşlere hem de şehir dışı çıkışlara acele etmeden yetiyor. Denize çoğunlukla Tiflis'ten E60 yoluyla geliniyor ya da doğrudan Batum Havalimanı'na uçuluyor.
Batum Bulvarı: herkes buradan başlıyor
Bulvar deniz boyunca neredeyse 7 kilometre uzanıyor: güneyde Ali ve Nino heykelinden kuzeyde havalimanı bölgesine kadar. Yapımına 1881'de başlanmış ve o zamandan beri birkaç kez genişletilmiş, son olarak 2009'da.

Bulvarın tamamını yürümenin anlamı yok: çoğu kişiye Avrupa Meydanı'ndan Botanik Parkı'na kadarki bölüm yetiyor, bu da duraklarla birlikte kabaca bir saatlik sakin bir yürüyüş. Yol boyunca şunlara rastlıyorsunuz:
- Şarkı söyleyen fıskiyeler, akşam çalışıyor, genelde nisandan ekime;
- Ali ve Nino heykeli, Gürcü-Azerbaycanlı bir aşk hikâyesini simgeleyen iki figür; her on dakikada yavaşça birbirine yaklaşıp birbirinin içinden geçiyorlar;
- Alfabe Kulesi, yaklaşık 130 metre yüksekliğinde, seyir terası ve tepesinde dönen bir restoranla;
- Dönme dolap, hem gündüz hem gece çalışıyor, aydınlatmalı;
- Batum Feneri, Karadeniz'in bu kesimindeki en eski fener, hâlâ faal;
- Çaça kule-fıskiyesi, efsaneye göre haftada bir kez gizli bir programa göre içinden on beş dakika gerçek çaça akıyor; pratikte fıskiye bayramlarda ve şehir etkinliklerinde açılıyor;
- Plaj, çakıllı ve suya giriş ani, yumuşak bir eğim yok; küçük çocuklarla gelenlerin bunu bilmesi gerekiyor.
Plaj ve Piazza dışında sayılanların hepsi bulvarın başındaki kompakt bir bölgede toplanmış; yerliler ona Harikalar Parkı diyor, gerçi resmî bir girişi yok, burası sadece metrekare başına en çok görülecek yerin düştüğü bir sahil parçası.
Yazın bulvar akşamüstünden gece yarısına kadar tıklım tıklım. Scooterlı kalabalık değil sessizlik istiyorsanız sabah sekizde gelin; o saatte orada ağırlıklı olarak koşucular ve dalgakıranda birkaç balıkçı oluyor.

Avrupa Meydanı ve Piazza: mimari merkez
Avrupa Meydanı, fıskiyesi, altın postlu Medea heykeli ve Avrupa eklektizmi tarzındaki binalarıyla kompakt bir alan. Buradan Piazza yönüne uzanan Memed Abaşidze sokağına iki adım kalıyor.
Piazza, saat kulesi, mozaik panoları ve çevresindeki kafelerle İtalyan tarzı bir avlu. Uzun uzun gezmekten çok kahveyle oturup insanlara bakmak için bir yer; mimari olarak sosyal medyadaki fotoğraflardan göründüğünden daha sade ama akşam aydınlatması, atmosfer için yapıların kendisinden daha iyi çalışıyor.
İki meydan da birbirine ve Eski Şehir'e yürüme mesafesinde, bu yüzden onları tek rotada birleştirmek mantıklı.
Eski Şehir: cami, katedral ve dar sokaklar
Eski Batum, bulvar ile merkez sokaklar arasında, XIX. yüzyıl sonu ile XX. yüzyıl başından kalma evlerle dolu bir mahalle ağı: oymalı balkonlar, iç avlular, katlar arasında çamaşır telleri. Burada haritasız, sadece ara sokaklara girerek yürümeye değer.
Somut noktalardan:
- Orta Cami, 1886'da yapılmış, faal, tarihî merkezde ayakta kalan tek cami;
- Meryem Ana'nın Doğuşu Katedrali (Batum katedrali), neogotik, yüksek çan kulesiyle, şehrin birçok noktasından görünüyor;
- Aziz Nikolas Kilisesi, şehrin en eski kilisesi; örgüsünde beyaz taş ve tuğla dönüşümlü.
Aralarında pazarlar, atölyeler ve tabelasız rastgele hinkali salonları var. Bu bölgede çalıştığımda genelde Çavçavadze sokağındakilerden birinde yemek yiyorum: İngilizce menü yok ama hinkaliyi doğrudan girişte elle yapıyorlar.
Argo teleferiği: şehir yukarıdan
“Argo” teleferiğinin alt istasyonu Botanik Parkı'nın yanında, bulvarın başlangıcına yakın. Kabinler birkaç dakikada Anuria Dağı'na çıkarıyor, yukarıda seyir terası, kafe ve bütün körfeze, havalimanına ve havanın açık olduğu günlerde Türkiye kıyısına manzara var.
Orada neredeyse her zaman rüzgârlı, aşağıda deniz durgunken bile, yani yaz akşamında bile ince bir mont almaya değer.
6 Mayıs Parkı: göl, yunus gösterisi ve hayvanat bahçesi
6 Mayıs Parkı, bulvardan Rustaveli Bulvarı yönünde iki dakika yürüme mesafesinde başlıyor: gürültülü tatil bölgesinden Nurie Gölü, kayık iskelesi ve yaşlı çınarları olan gölgeli bir parka geçiyorsunuz. Format bambaşka: sessiz, bol bank ve fotoğraf makinesiyle dolaşan turist neredeyse yok.
Parkta Batum yunus parkı çalışıyor; SSCB topraklarındaki ilk yunus parkı, yazın günde üç gösteriye kadar, ara sezonda yalnızca hafta sonu. Bilet 20 lariden başlıyor. Yanında on iki akvaryumdan oluşan küçük bir deniz canlıları merkezi ve bir hayvanat bahçesi var.
Çocuklarla gelenler için bu, bulvar yürüyüşünün mantıklı bir uzantısı: bir buçuk iki saat, uzun yol yok ve bileti önceden ayırtma zorunluluğu yok.
Botanik Bahçesi: şehir dışında yarım gün
Botanik Bahçesi, merkezin kabaca 9 km kuzeyinde, Yeşil Burun ile Çakvi kasabaları arasında, kıyıda yer alıyor. Yaklaşık 110 hektar kaplıyor ve kıtalara göre bölümlere ayrılmış: Meksika subtropiklerinden Himalaya yamaçlarına kadar.
Merkezden yol arabayla 20-30 dakika sürüyor, minibüsle daha uzun ve aktarmalı. Bahçenin iki girişi var, üst (kuzey) ve ana giriş; üstten girmek daha mantıklı, çünkü o zaman bütün rota yukarı değil aşağı doğru gidiyor. İlk ziyaretimde girişleri karıştırdım ve sonunda +30 derecede bütün bahçeyi yukarı doğru tırmandım, tatil için pek de iyi bir fikir değil.
Tam gezi 2-3 saat, giriş yetişkin başına 25 lari civarı. Bahçenin yanında ücretsiz otopark var, aşağıya, Yeşil Burun plajına ayrı bir patikayla inilebiliyor.
Arabayla şehir dışı: Gonio ve Mtirala Ulusal Parkı
Şehir merkezinin ötesinde toplu taşıma belirgin biçimde daha kötü işliyor ve burada “aktarmayla ve beklemeyle gitmek” ile “20-30 dakikada gitmek” arasındaki fark hissedilir hâle geliyor.
Gonio Kalesi, Batum'un kabaca 12-15 km güneyinde, Türkiye sınırı yönündeki yolda. I. yüzyıldan kalma Roma-Bizans surları; 22 kuleden 18'i ayakta. Girişin önünde ücretsiz otopark, içeride bir bir buçuk saatlik sakin bir gezi var. Kaleye giderken Gonio'nun kendi plajına da zaman ayırmaya değer: Batum'dakinden daha sakin ve kalabalık olmadan yüzmeye uygun.
Mtirala Ulusal Parkı, merkezden yaklaşık 25 km; yol Çakvi kasabasından geçip dağlara gidiyor, son bölüm toprak serpantin. Toplu taşımayla oraya gitmek zahmetli: minibüsler günde birkaç kez yalnızca Çakvi'ye kadar gidiyor, sonrası ya yürümek ya otostop. Arabayla ise bütün yol 40-50 dakika sürüyor ve parkta yalnızca gidiş dönüşe değil, şelalelere giden parkura da zaman kalıyor.
Bu iki yön, kiralık arabayla yarım günlük kısa bir çıkış için tipik bir gerekçe: mesafeler kısa ama kendi aracınız olmadan ayrı bir lojistik bulmacaya dönüşüyorlar. Doğrudan denize uçuyorsanız arabayı Batum Havalimanı'ndan almak ve aynı gün güneydeki Gonio bölümünü kapatmak rahat oluyor.
Plajlar: Batum'da ve çevresinde nerede yüzülür
Bulvar boyunca uzanan şehir plajı çakıllı, yer yer iri taşlı; suya giriş birkaç metre sonra ani. Konum olarak rahat ama çocuklarla yüzmek ya da uzun uzun uzanmak için en konforlu değil.
Arabayla bir saat içinde üç alternatif:
- Yeşil Burun, Botanik Bahçesi'nin yanında, şehir plajından daha sakin, çakıl daha ince;
- Gonio, şehrin güneyinde, geniş plaj, ağustosta bile daha az insan;
- Kvariati, neredeyse Türkiye sınırında, kıyının en temiz plajlarından sayılıyor ama altyapı Batum ya da Gonio'dakinden daha az.
Üçü de araba ya da taksi gerektiriyor: minibüsler oraya seyrek gidiyor ve tarifeleri günün planına her zaman uymuyor. Batum'un kendisinden daha kumlu ve daha sakin bir yer istiyorsanız aynı yolla kuzeyde Kobuleti var, yaklaşık 20 km, kıyıdan uzağa gitme gereği olmadan.
Neler denenir: Acara mutfağı
Batum, Acara'nın merkezi ve mutfak burada kendine özgü, Gürcistan'ın geri kalanından ayrı:
- Acaruli haçapuri, ortasında peynir, yumurta ve bir parça tereyağı olan kayık; bölgenin imza yemeği;
- Batum usulü haçapuri neredeyse her kafede var ama kalite büyük ölçüde değişiyor; bulvardaki turistik mekânlarda genelde şehrin iki blok içindekilerden daha düşük;
- Çakapuli, yeşillik ve tkemaliyle pişirilmiş et (genelde dana ya da kuzu); ilkbahar yemeği ama birçok kafe yıl boyu yapıyor;
- Taze balık ve midye, sahilde limon suyuyla kızarmış midye satılıyor, fiyat aralığı geniş, önceden sormak iyi olur;
- Çaça, yerel üzüm rakısı; hediyelik eşya dükkânlarında sadelerinden kule biçimli hediyeliklere kadar her şekilde şişede satılıyor.
Merkezin dışında, Eski Şehir yönünde yemek fiyatları genelde daha düşük, porsiyonlar daha büyük.
Batum'da arabayla nereye park edilir
Batum, Gürcistan'da sokak parkının ücretli olduğu üç şehirden biri (Tiflis ve Kutaisi ile birlikte). Bölgeler mavi çizgiyle ve tabelalarla işaretli, ödeme şehir park servisinin uygulaması ya da sitesi üzerinden yapılıyor, girişte bölge numarasını gösteren levhalar duruyor. Mantık Tiflis'te park etmeye benziyor, sadece uygulama ve bölgeler yerel, Batum'a ait.
Birkaç pratik nokta:
- Eski Şehir'de ve sahil bölgesinde ücretli alan özellikle çok, neredeyse her yerde ödeme yapacağınızı hesaplayın;
- Ödenmemiş park cezası genelde 20-50 lari, tekrarlanan ihlallerde aracı çekici alabiliyor;
- Bazı otoparkların yanındaki yelekli kişilerin resmî ödemeyle ilgisi yok; uygulamadan alınan abonelik bunu ortadan kaldırmıyor ama onlarla tartışmanın da anlamı yok, yerinde sembolik bir tutar ödemek daha kolay;
- Botanik Bahçesi'nde, Gonio Kalesi'nde ve şehir dışındaki noktaların çoğunda otopark ücretsiz;
- Batum merkezindeki birçok otelde otopark yok; bu noktayı yerleşirken değil, konaklamayı ayırtırken sormak gerekiyor.
Rota yalnızca şehirle sınırlıysa araba zorunlu değil, bütün merkez kompakt ve yürünebilir. Ama plana Botanik Bahçesi, Gonio ya da Mtirala girdiği anda harcanan zamandaki fark belirgin hâle geliyor: arabayla yarım gün süren şey toplu taşımayla bazen bütün güne yayılıyor.
Batum için kaç gün gerekiyor
Şehrin kendisi yoğun bir günde ya da iki sakin günde kapanıyor: bulvar, meydanlar, Eski Şehir ve teleferik, hepsi birbirine yürüme mesafesinde. Botanik Bahçesi, Gonio ve Mtirala gibi en az bir dağ çıkışı eklenirse makul asgari süre üç dört gün, bunların biri ikisi arabalı.
İlk gün için arabasız yaklaşık plan:
- Sabah: Piazza ve Avrupa Meydanı, hava sıcak olmadan ve kalabalık azken;
- Sonra: Eski Şehir, cami, katedral, ara sokaklar, turistik sokaklardan uzak bir hinkali salonunda öğle yemeği;
- Gündüz: Argo teleferiği ve seyir terası;
- Akşam: Harikalar Parkı'ndan gün batımına kadar bulvar, suyun kenarında akşam yemeği.
İkinci günü sabah Botanik Bahçesi'ne, öğleden sonra ise 6 Mayıs Parkı'na ya da plaja ayırmak mantıklı.
Üçüncü ve dördüncü günler artık kiralık arabayla: plaja da uğrayarak Gonio, ardından zaman elverirse Mtirala yönüne ya da kıyı boyunca daha ileriye. Dağlık Acara'dan aynı yolla Kraliçe Tamar Köprüsü ve Mahuntseti Şelalesi'ne uğramak rahat oluyor; kışın ise Goderdzi yönüne bakmak gerekiyor, kiralama sözleşmelerinin bu geçitle ilgili kısıtlamalarını hatırlayarak.
Ne zaman gelmek daha iyi
Batum subtropik bir yer ve bu, sezonu gezi programından daha güçlü belirliyor:
- Mayıs ve haziran: rahat sıcaklık, deniz ısınmış, turist temmuz-ağustostan daha az;
- Temmuz-ağustos: sezonun zirvesi, sıcak ve nemli, bulvar ile restoranlar gece yarısına kadar dolu;
- Eylül: sık sık en iyi ay deniyor, deniz sıcak, hava serinliyor;
- Kasım-mart: yağış sezonu, şehir daha sessiz, bulvardaki bazı lunapark oyuncakları çalışmıyor ama oteller belirgin biçimde daha ucuz.
Botanik Bahçesi ya da Gonio gezisi için ara sezon, sezonun zirvesinden bile daha rahat: daha az insan ve güneşte daha az bunaltı.
Kısaca
Batum'un merkezi, yani sahil, Piazza, Eski Şehir ve teleferik, yoğun bir günde yürüyerek rahat kapanıyor. Botanik Bahçesi'ne ayrı bir yarım gün ayırmaya değer; Gonio ile Mtirala'yı ise aktarmalı minibüslerle gitmeye çalışmak yerine arabayla tek çıkışta birleştirmek daha mantıklı. Merkezde park neredeyse her yerde ücretli, şehir dışında kural olarak ücretsiz ve rotayı zamana göre planlarken bunu hesaba katmak gerekiyor.














